Pompeii’de ‘Mastürbasyon Yapan Adam’ın Gerçek Hikayesi Ne?

Bilim

Fotoğrafı ilk yayınlandığında sosyal medyada “mastürbasyon yapan adam” adıyla büyük ilgi gören Pompeiili bu adamın gerçek hikayesi ne?

MS 79’da, antik Roma şehri Pompeii, Vezüv Yanardağı’nın volkanik küllerine gömüldü. 1000’den fazla insanın cesetleri patlama anında külle kaplandı.

2.000 yıl önce yaşamış bu adamın alçıyla doldurulmuş vücudunda, sağ elinin penis bölgesine yakın olduğu hâlâ görülebiliyor. Fotoğraf ilk olarak 2017 yılında Pompeii Arkeoloji Parkı’nın Instagram hesabında paylaşılmış ve kısa sürede internette büyük yankı uyandırmıştı. Sosyal medyada “Mastürbasyon yapan adam” olarak adlandırılan fotoğraf, ölümsüzleştirilmiş bir ‘mem’ oldu.

Ancak bu adam gerçekten de volkanik patlama sırasında mastürbasyon mu yapıyordu?

Fallusların şehri Pompeii

Pompeii, şaşırtıcı bir özgürlüğe sahip bir yer olarak bilinir. Bir zamanlar hareketli olan bu şehrin kalıntılarına akın etmeye devam eden turistler, genellikle kendilerini kaldırımlara ve duvarlara oyulmuş (hatta bazıları kapıların ve fırınların üzerinde davetkar bir şekilde asılı duran) taş fallusların sayısı karşısında şok oluyorlar.

Hikayeler, buradaki fallusların reklamın erken bir biçimi olarak hizmet ettiklerini söylüyor: İddialara göre, fallusların yönünü takip ederseniz, kendinizi en yakın genelevde bulurdunuz.

Bu tür yerler Pompeii’de popülerdi. Fuhuşa yalnızca yasal olarak izin verilmekle kalmıyordu, aynı zamanda erkeklerin (ve bazı durumlarda daha zengin kadınların) bu tür yerlere sık sık gitmesi sosyal norm olarak görülüyordu.

Cinsellik ve cinsel davranış, bugün bildiğimiz aynı utanç verici damgalar taşımıyordu. Anladığımız kadarıyla cinsel davranış, yemek yeme ve dışkılama gibi diğer bedensel davranışlardan farklı görülmüyordu. Aynı şekilde, davranışta bulunmanın kabul edilebilir yollarına ilişkin kendi sosyal kurallarıyla birlikte var oldu. Ama bunun dışında insan yaşamının değişmez bir yönü olarak kabul edildi.

Antik kentteki bir genelev bugün hâlâ ziyarete açık (ancak orijinal amacından ziyade turistik amaçlı). Pompeii’nin Lupanar’ı 1862’de kazılmaya başlandı. Bu iki katlı tesis, içinde bulunan erotik (ve genellikle mizahi) grafiti ve sanat eserleri nedeniyle meraklı gezginlerin özellikle ilgisini çekti.

Duvarlardaki 150’den fazla karalama, “Hic ego puellas multas futui” (Burada birçok kadın sevişti) ve “Felix bene futuis” (Şanslı adam, iyi sevişmeler) dahil olmak üzere, halkın eğlenmesi için çevrildi.

Yapının genelindeki sanat, aynı derecede ilgi çekici ve insanların eski zamanlardan beri pozisyonlar ve vücutlarıyla ilgili deneyler yapmakta olduklarını gösteriyor.

Penis işaretlerine gelince, bu fallusların Antik Roma’da genelevlerin reklamlarından ziyade aslında güçlü semboller olmaları çok daha olası. Kötü niyetli ziyaretçileri ve nazarı uzak tutabilecek bir iyi şans ve koruma amblemi olarak işlev gördüler. O zamanlar penise verilen önem, belki de kötü şöhretli adamımızın penisini patlamadan korumaya neden bu kadar hevesli olduğunu açıklayabilirdi.

Ne yazık ki, gerçek açıklama o kadar eğlenceli değil.

Mastürbasyon yapan adama gerçekten ne oldu?

Mastürbasyon yapan adam internette sükse yaparken, uzmanlardan gerçekte ne olduğuna dair açıklama istendi.

Vezüv Yanardağı çevresinde yaşayan diğer kurbanlarla birlikte bu adam da sıcak bir piroklastik dalga tarafından öldürülmüştü.

Bu ısının vücut üzerindeki etkisi, kolların ve uzuvların bükülmesine neden olmaktan sorumluydu. Bu etki sadece etki sırasında değil, aynı zamanda ölümden sonra da gerçekleşir, yani vücutlar ölümden sonra pozisyon değiştirmeye devam eder.

Sadece masturbasyon yapan adamın değil, birçok cesedin garip pozisyonlarda bulunmasının nedeninin bu olduğu düşünülüyor, birçoğu sanki vücutlarının bir kısmını tutuyor veya gösteriyormuş gibi görünüyor.

Pompeii halkının başına gelenler, yüzyıllar sonra bizi etkilemeye devam eden gerçek bir trajedi. Bu ölümsüzleştirilmiş yıkımda bir umut bulunacaksa, o da felaketin etkilerinin antik dünyaya eşi görülmemiş bir erişime izin vermiş olması.

Arkeofili – The Conversation. Esmé Louise Jame. 13 Haziran 2022.